MAKİNE DAİRESİZ ASANSÖRLER

Yazar: Yusuf KAYA

MAKİNE DAİRESİZ ASANSÖRLER

Günümüzde artık yoğun bir şekilde kullanılmaya başlanılan makine dairesiz asansörlerin tarihi yakın bir geçmişe uzanmaktadır. İlk makine dairesiz asansörün yakın bir geçmişte yabancı menşeili bir firma tarafından ABD piyasasında pazara sunulduğu bilinmektedir. Makine dairesiz asansörlerin adı üstünde ayrı bir makine dairelerine ihtiyacı olmaması, düşük enerji sarfiyatı, düşük bakım ihtiyacı ve konfor bakımından daha da artarak tercih edileceği ortadadır.

Durum böyle iken ülkemizde montajı yapılan makine dairesiz asansörleri özellikle makine motor grubu, halat fixpuntu ve regülatör montajı açısından değerlendirme ihtiyacı hasıl olmuştur. Çünkü; ülkemizde gerek asansör avan projeleri ve gerekse de asansör uygulama projeleri bu açıdan arzu edilenden çok uzaktır. Makine dairesiz asansörler montaj konstrüksiyonu en üst kapının üstünde kalan yatay kiriş betonlarına monte edilebileceği (Şekil 1-2-3) gibi raylara da monte edilebilmektedir. En üst kapının üstünde yer alan yatay kiriş betonları kullanılarak montaj yapılması planlanıyor ise asansör avan projesinde bu detayın belirtilmesi, ayrıca kuyuya giriş çıkış kapı/kapaklarının planının, duman tahliye bacasına ait detayların bu aşamada düşünülmüş olması zaruridir.

Asansör kuyusunun son katında elemanların raya montajının yapılması planlanmış ise bu detayın da, daha mimari proje aşamasında düşünülmüş ve gerekli detayların sunulmuş olması gerekmektedir. (Şekil 4-5) Çünkü; mimari projelendirme aşamasında düşünülmeyen detaylar, makine dairesiz asansörlerde makine-motor grubu ve diğer kuyuya bağlanacak elemanların raya bağlanmasını zorunlu kılar.

İzah etmeye çalıştığım bu tasarımlar dışında kapı üst yatay kirişlerinden ya da raylardan desteklenmeksizin çelik dübellerle kuyu betonuna ankastre sistemler ülkemizde uygulanıyor olsa dahi günümüz şartlarında sağlıklı olarak mukavemet hesaplarının yapılabilmesi mümkün görünmemektedir. Çünkü; var olan beton yapısı bu şartlar düşünülerek yapılmamaktadır. Ayrıca gereğinden bazen eksik sayıda çelik dübel montajı yapılması sistem için tehlike arz etmekte, diğer yandan gereğinden çok sayıda çelik dübel montajı yapılması ve dübel aralıklarının olması gerekenden daha az tutulması nedeni ile de betonda yırtılmalara neden olmakta ve bu durumda sistem için tehlike arz etmektedir. Bu, ve dile getirmediğim başka nedenlerle bu montaj şeklini göz önüne almayacağım.

Şekil 1,2,3'te görülen montaj şeklini ele almak istiyorum. Şekillerde görüldüğü üzere bu montaj şeklinin en belirgin özelliği makine-motor grubu konstrüksiyonunun raylara ankastre olmamasıdır. Bu nedenle de raylara makine-motor grubu hareketlerine bağlı fazladan bir yükgelmemektedir. Rayların sıcaklık değişimlerine bağlı olarak uzama ve kısalmalarına imkan tanımaktadır. Lastik takozlarla yalıtılan sistemde titreşim ve seslerin binaya direk olarak iletilmesi engellenmiştir. Bu sistemin uygulanabilmesi için asansör avan projesinde gerekli detayların düşünülmüş ve gösterilmiş olması, bunun akabinde de mimari-betonarme projesi ile avan projesinin uyumlu olması ve imalatın da bu şekilde yapılmış olması gereklidir. Bundan sonraki aşamada ise uygulama projesinde gerçekçi P(Kabin ağırlığı) ve Q (Beyan Yükü) değerleri ışığında öngörülen konstrüksiyonun mukavemet hesaplarının yapılmış olması gereklidir. Asansör uygulama projesinde makine-motor grubu konstrüksiyonun mukavemet hesabı açıkça ortaya konulmamış bir asansör için yüklü testler yapmak ülkemizin içler acısı bir gerçeğidir. Mühendislik teorik hesap ve deneylerle desteklenmesi gereken bir uzmanlık alanıdır. Teorik hesabı olmayan bir konstrüksiyona yüklü test yapmak ancak deli cesaretidir. Asansör periyodik kontrol yönetmeliğinde ise söz konusu durumun kontrol kriterleri ile ilgili olarak bir yol haritası sunulmamış olması da düşündürücüdür. Yakın tarihte düzenlenen Asansör sempozyumunda bu konunun hiç dile getirilmemiş olması da durumun vahametini ortaya koymaktadır.

Şekil 1,2,3'te görülen montaj şeklinde kritik NPU hesabı yapılmalıdır. Yapılan hesaplamalar herhangi bir uygulamaya esas teşkil etmemelidir. Bu çalışmadaki amacım konunun önemine dikkat çekmektir. 

Saygılarımla