Yazar: Peren KISTAK
PANDEMİNİN GETİRİSİ: EKRAN BAĞIMLISI ÇOCUKLAR
Çocuğunuzun zihninde sıklıkla oyun aktiviteleri oluyorsa, oyun oynamadığında veya ekranla temas etmediğinde huzursuz, hırçın veya endişeli oluyorsa, oyun dışında sosyal aktivitelere olan ilgisini yitirdiyse, onu ekrandan ya da oyundan ayırmak gitgide imkansız hale geldiyse ve bu sebeple diğer sorumluluklarını sürekli erteliyor ya da yerine getirmiyorsa, çocuğunuzda ekran bağımlılığından söz ediyoruz demektir.
Son bir yılı neredeyse tüm dünya, özellikle de çocuklar, evde ve kapalı ortamlarda geçirdi. Alınan tedbirlerle birlikte ders ve eğlence amaçlı aktiviteler için neredeyse tüm günlerini tablet, bilgisayar ve cep telefonu ekranı karşısında geçirirdiler ve dışarıda, gün ışığında yapılan oyun ve spor gibi aktivitelerden uzak kaldılar. Bunların bir sonucu olarak da, ekran bağımlılığı, günümüz çocuklarında yaygın bir problem haline geldi. Özellikle pandemi dönemiyle beraber, çocukların uzun zamandır okula gitmemeleri, dersleri çevrim içi ortamda takip etmeleri ve ebeveynlerin de evden çalışıyor olmaları ekran bağımlılığını daha da arttırdı. Çin’de yapılan bir araştırma sonucuna göre, 2020 yılında miyopluk görülme sıklığının önceki yıllara göre 6 yaşındaki çocuklarda tam 3 kat, 7 yaşındaki çocuklarda 2 kat, 8 yaşındaki çocuklarda ise 1.4 kat arttığı tespit edildi.
Özellikle yaşam alanımızın büyük oranda ev içiyle sınırlı kaldığı pandemi döneminde ekran, iyi bir çocuk bakıcısıdır; ancak uzun vadede olumsuz etkileri çok daha büyüktür. Beyin gelişimi, duygudurum, dikkat, yaşam tarzı, kişilik ve hatta fiziksel yapıyı dahi olumsuz etkiler.
Ekran bağımlılığı kronikleştiğinde:
- Beyin daha yüksek seviyelerde dopamin ve endorfine alışır ve bağımlılığın derinleşmesine neden olur.
- Stres hormonları salgılanması sebebiyle, hafıza problemlerine neden olur.
- Organizasyon, planlama ve dürtü kontrolünü olumsuz etkiler.
- Küçük çocuklarda dil becerileri olumsuz etkilenir. Fiziksel bir problem olmamasına rağmen, dil gelişiminde gecikmeler görülür.
- Dikkat süresi azalır, beyin yorulur, tepki kontrolü zayıflar, akademik başarı azalır.
- Saldırganlık, hırçınlık artar.
- Yalan söyleme ve şiddet içeren davranışlar ortaya çıkabilir.
- Problem çözme becerileri olumsuz etkilenir.
- Depresyon, uyku bozuklukları, sosyal kaygı ve diğer kaygı bozuklukları gelişebilir.
- Sosyal ilişkiler zayıflar ve ekran dışındaki etkinliklere ilgi, neredeyse tamamen kaybolur.
- Oyunlara katılmada güçlük yaşanır. Oyunun parçasıdır; ancak diğerleriyle bağı yok gibidir.
- Özgüven eksikliği oluşur. Kendi potansiyelinin farkına varamama görülür.
- Yaratıcılık azalır; gelecekle ilgili planlar kurulmaz.
- Günlük işler ve sorumluluklar aksamaya başlar.
- Ebeveynlerle olan bağlar zayıflar, aile içi ilişkiler olumsuz yönde etkilenir.
- Etrafındaki dünyayı keşfetmek isteme ve temel güven duygusu azalır. Kişilik gelişiminin oluşması için yeterli tecrübe edinilemez.
- Özellikle erkek çocuklarda “güçsüzlük sendromu” denilen problem gelişebilir. Bu durum çocuğun yaşından daha küçük ve daha güçsüz görünmesine neden olur ve vücut ağrıları oluşur.
Pandeminin hayatınızda negatif yönde şekillendirdiği ya da farklılaştırdığı birçok durumun bir sonucu olarak çocuğunuzda gelişen ekran bağımlılığını biraz özveri, biraz sabır ve çabayla büyük oranda engellemek de tabii ki mümkün. Her şeyden önce, çocuğunuza iyi bir rol model olun! Ekran, çocuk ve ergenler için olduğu kadar yetişkinler için de zararlı. Araştırmalar gösteriyor ki, ekran bağımlılığı yalnızca çocuk ve ergenlerde değil, yetişkinlerde de görülüyor.
Çocuğunuzun davranışları, sizin davranışlarınızın aynasıdır. Ekranı ve sosyal medyayı bilgi almak ve uygun saatlerde kullanmak konusunda ebeveyn olarak zorlanıyorsanız, ilk etapta sizin bu konuda bilinçlenmeniz ve aile sisteminizi değiştirmeniz gerekecektir. Unutmayın ki, değişim olmadıkça kalıcılık sağlanamaz. Evde sürekli telefonla oynuyorsanız, yemek saatlerinde ailece televizyon izliyorsanız, sabah kalktığınız ya da işten geldiğiniz andan uyuduğunuz ana kadar televizyonun başındaysanız, çocuğunuzu ekran bağımlılığından kurtarmak adına yapacağınız hiçbir şey işe yaramayacaktır. Kendinizde başlatacağınız bu değişime çocuğunuzu da dahil etmek ve onu ekran bağımlılığından kurtarmak için, işte size birkaç tavsiye:
- Çocuğunuzu suçlamaktan, ekran karşısına her geçtiğinde “Yine mi onun başına geçtin!” gibi tepkiler vermekten kaçının. Bu tutum, çocuğunuzu sizden uzaklaştırıp ekrana daha da yakınlaştırır.
- Çocuğunuz gibi, kendinizi suçlamaktan da kaçının. “Onunla daha fazla ilgilenseydim böyle problemler yaşamazdı”, “bu kadar çalışmasaydım daha az oyun oynardı”, “onu yeteri kadar sosyal ortamlara sokmadım”, “onu yeterince eğlendiremedim” gibi ifadelerin ne size ne de çocuğunuza bir faydası yoktur. Suçluluk duygusu otorite kurmanızı zorlaştırır, motivasyonunuzu düşürür ve problemi ortadan kaldırmak için yapabileceklerinizi sınırlar. Öncelikle, kendinize inanın. Ebeveyn olduğunuzu ve kuralları çocuğunuzu sevdiğiniz ve onun iyiliği için koyduğunuzu kendinize hatırlatın.
- Çocuğunuzun ekran/oyun karşısında geçireceği sürenin net olarak belirlenmesi ve bununla birlikte alışana kadar da sürenin asla esnetilmemesi gerekir. Bu süreyi hesaplarken, çocuğunuzun gün içinde çevrim içi eğitim amacıyla ekran başında geçirdiği süreyi ayrı tutmalısınız.
- Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin, ev içinde ortak zamanı artırın. Özellikle iletişim becerisini kuvvetlendiren kelime, hikâye oyunları, duygu ifade çalışmaları, kitap okuma saatleri, sohbet saati veya ortak sorumluluklar almak işe yarayabilir.
- Birlikte karar verdiğiniz haftanın belli günlerinde ya da belli saatlerinde, ailece teknoloji detoksu uygulayın. Teknolojik cihazlar olmadan geçirilecek birkaç saat hepinize iyi gelecektir.
- Yasaklar yerine, alternatifler üretin.
- Yemek yemesini ya da sakinleşmesini sağlamak için, ekran karşısına oturtmayın. Yemek saatlerinde, tüm aile bireyleri olarak, elektronik cihazlardan uzak durun.
- Çocuğunuzun yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfedin. En az bir tane sosyal aktiviteye yönlendirin.
- Fiziksel aktiviteler, iyileşme sürecinin en önemli parçalarından biridir.
- Ev içinde demoktarik bir aile ortamı sağlamaya özen gösterin. Çocuğunuzu da ilgilendirebilecek konularla alakalı sorunlar yaşadığınızda, çözüm sürecine çocuğunuzu da dahil edebilir, düşüncelerini paylaşması için teşvik edebilirsiniz.
- Beklentilerinizi net olarak ifade ederken ben dilini kullanın. Gerekirse beklentilerinizi yazılı olarak da ifade edebilirsiniz.
- Çocuğunuzu ne kadar sevdiğinizi ona sık sık söyleyin ve güven ilişkisi kurmaya özen gösterin. Çocuğunuz çabalıyorsa mutlaka destekleyin, bu çabasını takdir edin. Ona şefkat ve anlayış gösterin.
- Uygun bir günlük rutin oluşturmak her çocuk için gerekli; ancak ekran bağımlılığında rutinler olmazsa olmaz niteliktedir.
- Uyumadan en az bir saat önce evdeki bütün teknolojik cihazları kapatın.
- Ekran bağımlısı olan çocuklar, olmayanlara göre çok daha fazla sıkılırlar. Çocuğunuz sürekli sıkılmaktan yakınabilir; ancak burada kuralları esnetmemek önemlidir. Çocuklar sıkılmadan hayal güçleri gelişmez. Bu durumda ona yeteri kadar ilgi gösterdiyseniz yapmanız gereken bir şey yoktur. Sıkılma toleransını artırmak yaratıcılığa teşvik eder.
- Tüm teknolojik aygıtlarınıza çocuk kilitleri ya da filtreleri koyun. Ekran bağımlılığının yanısıra, ekranın tehlikeleri de büyüktür. Çocuklar, taciz ve istismar konusunda daha fazla risk altındadır. Bu nedenle, siber zorbalık ve ekranın tehlikeleri açısından da bilgilendirmeler yapmanız ve çocuğunuzu kontrol etmeniz önemlidir.
Çocuğunuzda ekran bağımlılığının yanında depresyon, problem davranışlar, öfke kontrol problemi, kaygı bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu, yeme bozukluğu gibi ikincil problemler geliştiyse, çocuğunuza tek başınıza destek olmanın yanısıra, uzmanlardan da destek almanız gerekebilir. Pandemi süresince, yüz yüze danışmanlık alabileceğiniz gibi, çevrim içi destek sağlayan uzmanlara da danışabilirsiniz.



