Yazar: Peren KISTAK
PSİKOLOJİK BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİZİ GÜÇLENDİRİN
Bağışıklık sistemi, bir canlıdaki hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, patojen ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden, vücudu yabancı ve zararlı maddelerden koruyan çok hassas ve karmaşık bir sistemdir. Daha basit ifade etmek gerekirse, vücudu hastalıklara karşı koruyan bir savunma kalkanıdır. Genel olarak enfeksiyonlara yatkınlık, bağışıklık sistemi zayıflığına işaret eder. Özellikle şu an içinde bulunduğumuz pandemi döneminde, bağışıklığı zayıf kişilerde etkiler daha da yoğun görülür. Bu sebeple, aylardır tüm dünyayı etkisi altına alan Kovid-19’dan korunabilmek için, herbirimizin güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olması şart.
Dengeli beslenememe, düzensiz uyku, yetersiz su tüketimi, heraketsizlik, aşırı yorgunluk vb. sebeplerin yanısıra, içinde bulunduğunuz olumsuz ruh hali de bağışıklık sisteminizi kolaylıkla zayıflatabilir. Stres konusunda en geniş fizyolojik araştırmaların sahibi, bilim adamı Hans Selye “bugün yaygın hastalıkların çoğunun mikropların, virüslerin, zararlı maddelerin veya her türlü dış etkenin yarattığı aksaklıklardan çok, strese uyum gösterme eksikliğinden kaynaklandığını görüyoruz” dediğinde, kimse ona inanmamıştır; ancak bugün biliyoruz ki, gerçekten de önemli olan hastalık değil, vücudun hastalığa verdiği cevaptır. İncelemeler, bağışıklık sistemi üzerindeki psikolojik faktörlerin etkilerine yani psikolojik bağışıklık sisteminin varlığına ışık tutmaktadır. Psikolojik bağışıklık sistemi; bilişsel, motivasyonel ve davranışsal kişilik özelliklerinin birleşiminden oluşan, sağlıklı gelişimi ve stres toleransını sağlayan sistemdir. İnsan bedensel ve ruhsal bir bütündür. Bedende oluşan bir rahatsızlık nasıl psikolojinizi etkiliyorsa, yaşadığınız stres, kaygı ve depresyon da beden yapınız üzerinde olumsuz etki yaratacaktır. Normal zamanlarda toplumda yaygınlığı oldukça yüksek olan psikolojik sorunların, mutsuzluklarının daha kötüye gidebileceği, geleceği karamsar olarak görme duyguları, işlerini kaybetme ve işsiz kalma duyguları depresyonun görülme sıklığı pandemi dönemlerinde daha da artmaktadır.
Psikolojik bağışıklık sistemi, bağışıklık hücreleri gibi bir dizi savunma mekanizması ve stratejisi geliştirir. Harvard Üniversitesi’nden Daniel Gilbert gibi davranışsal ve sağlık bilimlerindeki uzmanlar, psikolojik bağışıklığı yüksek kişilerin Kovid-19 virüsüne karşı daha dirençli olduğuna ve pandemi sürecinde psikolojik bağışıklık sisteminin de yüksek tutulmasının gerekliliğine dikkat çekerek bu yönde birtakım öneriler sunmaktadırlar:
1. Kendinizi sevin. Kendinizi hak ettiğiniz kadar sevmekten asla korkmayın! Kendinizi sevmek ya da yüksek benlik saygısına sahip olmak bencillik değil, psikolojik refahı artırıcı bir stratejidir. Unutmayın, kendinizi sevmeden, başkalarını da sevemezsiniz.
2. Düşüncelerinizin farkına varın, olumlu düşünün. Olumsuz düşünmek ve karamsar düşünce yapısına sahip olmak, daha kolay hastalanmamıza sebep olur. Bunun sebebi, beynimizi ve zihnimizi zehirleyen kötü düşüncelerdir. Bu düşünceler hızla bağışıklık sistemimizi de etkiler ve bizi hasta etmeye çalışır. Bu sebeple her zaman sağlam, mutlu ve umutlu olmak, olumlu düşünmek ve bu yönde enerji yaymak gerekir. Olumlu düşünmenin, başlarda biraz çaba gerektirmesi haricinde, hiçbir maliyeti yoktur ve “iyi” oldukça, tatbik etmesi de kolaylaşır.
Belirsizlik durumlarında, “ya şöyle olursa?” gibi düşüncelerin ortaya çıkması oldukça doğaldır. Kaygınızın artmasına neden olan bu gibi düşünceler ortaya çıktığında, kendinize “kontrol altına alabildiğim/benim kontrolümdeki şeyler neler?”, “geçmişte yaşadığım zorluklarla başa çıkmada ne gibi yöntemler bana yardımcı olmuştu ve şu an da bu yöntemlerden bana yardımcı olabilecek olanlar var mı?” vb. soruları sorabilir, olumlu düşünerek çözüm üretebilirsiniz.
3. Neyi değiştiremeyeceğinize değil, çözebileceğiniz sorunlara odaklanın. Unutmayın, kendinizi çevrenizden çok daha kolay değiştirebilirsiniz. Kendinize nazik olun.
4. Duygularınızın farkında olun. İçinde bulunduğumuz bu dönemde, kendinizi savunmasız ve bunalmış hissetmeniz oldukça normaldir. Duygularınızın farkına vararak fiziksel ve zihinsel sağlığınıza dikkat etmek konusunda destek olmak ve destek almak, duygularınızı yönetebilmek önemlidir. Kaygınızın arttığını hissediyorsanız, duygularınızın farkına vararak güvendiğiniz bir kişiyle, arkadaşlarınızla veya ailenizle duygularınızı paylaşın. Endişeli olabileceğini düşündüğünüz veya yalnız yaşadığını bildiğiniz kişilerle iletişime geçmeyi ihmal etmeyin. Bu, o kişilere desteklendiklerini hissettirmenin yanısıra, size de kendinizi iyi hissettirecektir.
5. Yaşamınıza bir anlam verin. Hepimiz hayatı farklı şekillerde görür ve değerlendiririz ve aslında her şey, ona yüklemek istediğimiz anlama bağlıdır. Odaklanın, düşünün ve hayata kendi anlamınızı verin.
6. İmkanlar dahilinde, sosyal ilişkilerinizi sürdürün. Kendinizle, arkadaşlarınızla, ailenizle ve çevrenizle ilgilenmek, işe yarar olduğunuzu hissettirerek stres ve kaygılarınızla daha iyi başedebilmenize yardımcı olacaktır.
7. Kendinizi ve çevrenizdekileri korumak için neler yapabileceğinizi gözden geçirin. Salgından kendinizi ve çevrenizdekileri nasıl koruyacağınızı bilmeniz, kaygı veren düşüncelerinizi kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Salgın hastalık dönemleri, hijyenle alakalı takıntılı düşünceleri ve işe yaramayan bazı davranışları tetikleyebilir. Aşırıya kaçtığınızı fark ettiğinizde, hijyeninize dikkat ederken, kendinize karşı nazik olmayı unutmayın. Sağlığınızı tehlikeye atabilecek aşırı davranışlardan kaçının.
8. Fiziksel aktivitelerden uzak kalmayın. Stres duygusal olduğu kadar, fiziksel bir tepkidir. Bu bağlamda fiziksel olarak etkin kalmak, stres seviyenizi azaltıp enerji seviyenizi yükseltir. Vaktinizin çoğunu evde geçirmeniz gereken bu dönemde, sizi fiziksel olarak etkin kılacak uygun alternatif yollar bulmaya çalışın.
9. Uyku düzeninizi koruyun. Bu dönemde zamanın çoğunu evde geçirmek, sosyal yaşamdan uzaklaşmak, belirsizlik ve günlük yaşamın işleyişindeki değişiklikler, uykuya dalmada güçlük ve sık uyanma gibi sorunlara neden olabilir. Uyku sorunları ise halihazırda var olan stres ve kaygı düzeyinin artmasına neden olacaktır. Her gün benzer saatlerde yatağa gitmek ve benzer saatlerde uyanmak, uyumadan yaklaşık bir saat kadar önce televizyon, bilgisayar, telefon kullanımından kaçınmak, bu döngüyü korumanıza yardımcı olacaktır.
10. İyi ve sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Dengeli beslenme konusunda farkındalığınızı artırın ve kontrolü elden bırakmayın. Yeterli miktarda su tüketin.
11. Nefes ve gevşeme egzersizleri yapın. Gevşemek ve bedeni rahatlatmak, olumsuz duyguların azalmasına ve stresle başa çıkmanıza yardımcı olacaktır. Kas gevşetme, nefes ve meditasyon egzersizlerini deneyerek kendinizi nasıl rahatlatacağınız konusunda farkındalık sağlayabilirsiniz.
12. Alkol, sigara, uyuşturucu madde kullanımından kaçının. Gün içinde çok faza kafein tüketmemeye özen gösterin.
Her gün psikolojik bağışıklık sisteminize özen gösterin ve benlik saygısını artıran olumlu düşünceler, kişisel değerler, yeni hedefler ve uygun stratejilerle kendinizi doldurmaya başlayın.
Unutmayın ki, stres altında bağışıklık sistemi baskılanır. Yaşadığınız kaygı ve stresle başa çıkamadığınızı düşünürseniz, profesyonel yardım da alabilirsiniz. Pandemi süresince, çevrimiçi yollar aracılığıyla da psikolojik destek ya da terapi hizmeti sunan uzmanlar olduğunu kendinize hatırlatın



