Yazar: Ahmet EKELİK
KIRMIZI ETİKETLİ ASANSÖRLERDE BAKIM ÜCRETİ
Arkadaşlar, yine zor bir konu seçtik. Bu yazıda sizlerle, kırmızı etiketli asansörden bakım ücreti hangi durumlarda alınır, hangi durumlarda alınamaz sorusuna netlik kazandırmaya çalışacağım. Her konuda ve sorunda olduğu gibi; bir problemi çözebilmek sizlerin hakkına sahip çıkması ile mümkün. Haklarını bilmeyen veya her türlü haksızlığın önünde eğilmeyi alışkanlık haline getirmiş kişilerle çözüm imkânsızdır. Bunu yazının hemen başında vurgulamak istiyorum. Bu yazıyı okuyan herkes bana %100 haklısın dese bile çözüm sadece ve sadece bakanlığın “onayı” ve “uygulamaya başlaması” ile mümkündür.
Kırmızı etiketli asansörden bakım ücreti nasıl alınır sorusuna cevap verebilmek ve anlatabilmek için, bazı temel kavramları ve bilgileri sunmalıyız.
- Yönetmelikte bahsi geçen “elektriğin kesilmesi” işlemi ve “Ek-2, Ek-3” tutanakları
- Kırmızı etiket sonrası müsaade edilen 60 günlük sürenin anlamı; 60 günlük sürenin başladığı gün, bu süre içerisinde ve sonunda ne yapılması gerektiği
- Bina/tesis yöneticisinin sorumluluğu
- Bakım hizmeti sunan firmanın, hangi aşamada ne yapması gerektiği
Bu yazının daha anlaşılabilir olması için öncelikle, yönetmeliğin “Periyodik kontrol sonuçlarının değerlendirilmesi” kısmını dikkatle okumanızı isteyeceğim. MADDE 11(6) ve (9) içerisinde elektriğin nasıl kesileceği “Ek-2 Tutanağı” ve nasıl açılacağı “Ek-3 Tutanağı” işaret edilerek anlatılıyor.
1.Aşama: Kırmızı etiketin ilk yapıştırıldığı günün bir anlamı var arkadaşlar. Yönetici eğer ki, risk almak istemez ise asansörü anında kapatabilir. MADDE 11 (7) tam olarak bunu anlatıyor. Burası çok önemli; yönetici risk almaz ve asansörü kapatırsa bakım ücreti alamazsınız. Bakımcı firma bu sürenin başladığını, bina/tesis yöneticisine yazılı bildirir.
2.Aşama: Bina tesis yöneticisi risk aldı ve 60 günlük süre içerisinde asansörü kapatmadı diyelim. Elektriğin kesilmesi ve Ek-2 tutanağının düzenlenmesi için 60 gün vakti var. İşte bu süre içerisinde bakım ücreti alabilir ve asansöre yasal bakım hizmeti verebilirsiniz. 60 günlük süre size kafanıza göre takılın diye verilmiyor. Gerekli iyileştirmeleri hemen yapmanız ve asansörü güvenli hale getirmeniz için size/yöneticiye zaman veriliyor ve elektrik hemen kesilmiyor. Bu aşama içerisinde yönetici tüm sorumluluğu almış ve bakım sözleşmesinin devamına müsaade etmiştir. Bakımcı firma bu süre (60 gün) sonunda elektriğin kesileceğini ve Ek-2 tutanağının düzenlenmesi gerektiğini bildirir.
3. Aşama: Bakımcı firma gerekli bilgilendirmeyi yapmasına rağmen, bina sorumlusu asansörü yaptırmayabilir. Şimdi işin en karışık kısmına geldik. 60 günlük süre doldu, elektrik kesilmedi ve asansör mühürlenmedi, Ek-2 tutanağı düzenlenmedi. Bu şekilde çok fazla asansör olduğunu biliyoruz. MADDE 11(7)’nin tarif ettiği gibi tüm sorumluluk bina/tesis yöneticisindedir. Bina sorumlusu talep etse dahi servis ve bakım hizmeti sunamazsınız. Dikkat.! Belediyenin asansörü mühürlemediği, elektriğin kesilmediği, Ek-2 tutanağının düzenlenmediği bu durumdaki asansörde birden çok suç işlenmektedir. Bu aşamadan sonra devreye PGD girmelidir. Bu durumdaki bir asansöre bakım hizmeti sunmak ve para almak ateşle oynamak gibidir.
Buraya kadar yazdıklarımın tam tersi bir uygulama var. Kırmızı etiketin ilk yapıştırıldığı günden itibaren asansörden bakım ücreti alınamaz algısı ve uygulaması mevcut. Yönetmeliği okuyarak anladıklarımı ve düşündüklerimi paylaştım. Benim şahsi görüşüm ve değerlendirmem bu şekilde. Şunun özellikle altını çizmek istiyorum. Firmalarımız, bu konuyu netleştirmek için bakanlıktan görüş istemelidir. Yazdıklarım size %100 doğru gelse dahi, bakanlığın görüşünü almadan hareket etmeyin.
Asansör sektörünün işleyişinde söz sahibi karar alıcılar, şu soruya cevap vermeli. Bina sakinleri ve yöneticisi kırmızı etiketli asansöre binmeyi göze alıyor ve asansörü tehlikeli olsa dahi açık tutuyor. Asansör kırmızı etiket aldıktan sonra 3 ay geçmiş diyelim, bina sorumlusu para toplayamadı ve asansörü mecbur kaldığı için açık tutuyor diyelim. Bu aşamadaki asansörler için bina yöneticilerine yaptırım uygulanıyor mu? Bu durumdaki asansörleri kendi haline terk etmek ne kadar doğru? Bu asansörler zamanla merdiven altı firmalara gitmiyor mu? Bu sürecin içerisinde ciddiyetsizlik ve sorumsuzluk yok mu?
Yazının son bölümünde sektörün geleceği hakkında bazı öngörülerimi ve tespitlerimi paylaşmak istiyorum. Zor bir dönemden geçtiğimiz gerçeğini görmek ve buna göre doğru adımları cesaretle atmak zorundayız. Sektörde geçirdiğim uzun yıllar boyunca hayal ettiğim ve gerçekleşmesini istediğim bir konuyu rekabet kurumuna sunduk. Asansör bakım ücretlerinin maliyetin altında olduğunu uzun yıllardır herkes söylüyordu. Bu sorun artık tahammül edilemez bir hale geldi ve bakım maliyetinin yarısı ve hatta üçte biri rakamları sektörde görür olduk. Meslek etiğinden uzak bu bereketsiz işleyişin son bulması için, rekabet kurumuna tüm detayları ile konuyu anlatan bir dosya hazırladık. Bu ülke insanının refahı ve sektör mensuplarının gelir seviyesi artırmak için aylarca çaba sarf ederek rekabet kurumuna dosyayı sunduk. Bu düşüncemize ve dosyanın hazırlık sürecine destek veren tüm meslektaşlarıma teşekkür etmek istiyorum.
Asansörlerin daha güvenli çalışması ve kazalarının azalması ancak kaliteli bir bakım ile mümkün. Temelde bu düşünce ile hareket ederek, bakım ücretlerinin kesinlikle iyileştirilmesi gerektiğinin önemle altını çiziyorum. Rekabet kurumuna sunulan dosyaya destek verenler çoğunlukta olsa dahi, soğuk bakan ve destek vermeyenler de oldu. Destek vermeyen kişilerde tuhaf olan şey şu; dosya içerisinde endişelerini giderecek çözümleri açık ifadelerle yazmamıza rağmen soğuk ve olumsuz bakışları değişmedi. Bakım ücretlerinin iyileştirmesi amacıyla; rekabet kurumu ile başlayan bu sürece destek vermeyenlere, şahsım adına aynen şunu söylüyorum. Olur ya aramızda bir hak söz konusu olmuştur, size hakkımı helal etmiyorum.



