01 Eylül 2025,Türkiye asansör sektörü 2025’in ilk yarısı: Dış ticarette katma değerli dönemin işaretleri, Asansor Vizyon Dergisi, Asansör Adına tüm Aradıklarınız Bu Sitede

Türkiye asansör sektörü 2025’in ilk yarısı: Dış ticarette katma değerli dönemin işaretleri

2025 yılının ilk yarısı, Türkiye ekonomisi açısından yalnızca sayısal büyüklükler değil, dış ticaretin yapısal dönüşümü açısından da dikkat çekici gelişmeler sundu. Asansör sektörü, bu dönüşümün öncü göstergelerinden biri oldu. Toplam 129,7 milyon dolarlık ihracat ve 64,8 milyon dolarlık ithalat rakamıyla 65 milyon dolarlık dış ticaret fazlası elde eden sektör, aynı zamanda yeni dönemin stratejik önceliklerini de işaret ediyor.

Her ne kadar 2024’ün aynı dönemine göre ihracat %19 oranında düşerek 32,2 milyon dolarlık gerileme yaşamış olsa da, kilogram başına ihracat değerindeki artış, sektörün daha yüksek katma değerli ürünlere yöneldiğini gösteriyor. Bu tablo, artık salt miktar değil, nitelikli üretim ve teknoloji yoğunluğu üzerinden büyümenin önceliklendirildiğinin bir göstergesi.

İthalatta yükseliş, sepetin kalitesinde değişim

2025’in ilk yarısında ithalat tarafında belirgin bir artış yaşandı. Geçen yılın aynı dönemine göre %25,3’lük yükselişle ithalat 64,8 milyon dolara çıktı. İthal edilen mal miktarı da %13,5 artışla 13,6 milyon kilograma ulaştı. Daha da önemlisi, kilogram başına ithalat değeri %10,4 artışla 4,74 dolara çıktı. Bu durum, Türkiye’nin ithalat sepetinde daha pahalı ve yüksek teknoloji içeren ürünlere ağırlık vermeye başladığını ortaya koyuyor.

Kısacası, Türkiye dış ticaretinde “ucuz ve hacimsel ithalat” modelinden “kaliteli ve teknoloji yoğun ithalat” modeline geçişin ilk sinyalleri gözlemleniyor.

İhracatta pazar dağılımı: Rusya ve Mısır öne çıkıyor

Değer bazında bakıldığında Rusya 13,6 milyon dolar ile ihracat lideri konumunda. Onu 12,3 milyon dolar ile Cezayir ve 7,1 milyon dolar ile Mısır izliyor. Bu liste, Türkiye’nin Kuzey Afrika ve Avrasya pazarlarındaki güçlü konumunu bir kez daha teyit ediyor.

Kilogram bazında ise tablo farklılaşıyor: Mısır 5,3 milyon kilogram ile birinci, ardından Cezayir ve Rusya geliyor. Buradan çıkarılacak stratejik yorum şudur:

Rusya, Cezayir, Irak ve Ukrayna: Daha yüksek fiyatlı, mühendislik ve marka odaklı ürünlerin alıcısı olan katma değerli pazarlar.

Mısır: Büyük hacimli ama düşük fiyatlı ürünlere talep gösteren, standart üretim ve toplu siparişin öne çıktığı pazar.

Bu ayrışma, ihracatçılara farklı coğrafyalarda çifte strateji uygulama imkânı sunuyor: bir yandan katma değerli ürünlerle uzun vadeli ilişkiler, diğer yandan hacim odaklı pazarlarda rekabetçi standart çözümler.

Çin faktörü: Uygun fiyatlı lider

İthalat cephesinde tablo değişmedi: Çin tek başına %66’lık pay ile sektörün en büyük tedarikçisi oldu. 42,8 milyon dolarlık ithalatla Çin, fiyat/performans avantajı, geniş ürün yelpazesi ve hızlı teslim süreleriyle pazarda rakipsizliğini koruyor.

Bununla birlikte, İtalya (7,6 milyon $) ve İspanya (5,8 milyon $) gibi Avrupa ülkeleri, düşük hacim ama yüksek mühendislik değerine sahip ürünlerle ön plana çıkıyor. İsviçre, Almanya ve Hollanda ise kalite odaklı üretimleriyle orta segmentteki pozisyonlarını sürdürdü.

Kilogram bazlı verilere göre Çin 10,7 milyon kg ile ilk sırada yer alırken, Avrupa ülkelerinin ürünlerinde daha yüksek fiyat/kilo ortalaması dikkat çekiyor. Bu da Avrupa’dan proje bazlı, mühendislik yoğun ithalatın sürdüğünü gösteriyor.

Paket asansör: Yeniden yapılanma dönemi

2025 yılının ilk yarısında paket asansör ihracatı 67,2 milyon dolar olarak kaydedildi. Geçen yılın aynı döneminde bu rakam 85,5 milyon dolar seviyesindeydi. Yani değer bazında gerileme var. Ancak kilogram başına ihracat değerinde artış kaydedilmesi, daha kaliteli ve katma değerli ürünlerin ön plana çıktığını gösteriyor.

Pazar dağılımında Rusya %16,8 pay ile liderliğini korurken, Cezayir, Ukrayna ve Gürcistan en güçlü pazarlar arasında yer aldı. İngiltere, Yunanistan ve Mısır’ın listeye dahil olması ise Türkiye’nin yeni müşteri portföyleri yarattığını ortaya koyuyor.

İthalatta ise paket asansörlerde artış devam ediyor. 2025’in ilk yarısında ithalat %35 artarak 52,6 milyon dolara çıktı. Bunun %72’si yine Çin’den geldi. İtalya ve İspanya ise daha pahalı ancak mühendislik yoğun ürünleriyle öne çıktı. İtalya’dan yapılan ithalatta kilogram başına maliyet 6,28 $, İspanya’da ise 6,47 $ olarak gerçekleşti. Bu fark, Avrupa’nın kalite üstünlüğünü rakamlara da yansıtıyor.

Komponent asansör: Çeşitlenen pazarlar

Komponent ihracatı 2025 yılının ilk yarısında 62,5 milyon dolar oldu, bu rakam toplam ihracatın %48’ini oluşturuyor. Değer bazında gerileme yaşansa da, pazar çeşitliliği sektörü güçlü tutuyor.

Mısır, 5 milyon kg’ı aşan alımla liste başında, ancak düşük birim fiyatla çalışıyor.

Fas, 2,52 $/kg ortalamasıyla sektörün üzerinde performans sergiliyor.

Suudi Arabistan, Cezayir ve Irak, 3–3,5 $/kg bandında daha teknik ürünlere yöneliyor.

Listeye yeni giren Libya, Kosova ve İtalya, pazar çeşitliliğini artırırken, Irak ve Cezayir’deki ciddi gerileme dikkat çekti. Özellikle Irak’ın %51’lik düşüşü, siyasi ve ekonomik koşulların ticarete etkisini gösteriyor.

Komponent ithalatında Çin yine lider ancak asıl dikkat çeken nokta, Avrupa’dan gelen yüksek mühendislik ürünleri. Özellikle sensör, motor, regülatör ve kontrol sistemleri gibi alanlarda Avrupa ülkeleri Türkiye için kritik tedarikçi olmayı sürdürüyor.

En çarpıcı nokta ise birim fiyatlarda: Tayvan 300 $/kg ile rekor seviyede, Güney Kore 92,59 $/kg ile dikkat çeken bir diğer yüksek fiyatlı tedarikçi. Bu tablo, Türkiye’nin ileri teknolojiye olan dışa bağımlılığını net biçimde ortaya koyuyor.

2026 senaryosu: Değer bazlı büyüme ve teknoloji odaklı stratejiler

2026 yılına ilişkin öngörüler, asansör sektöründe hacim değil, değer bazlı büyümenin ön planda olacağını gösteriyor. 2025’te kilogram bazında düşüş yaşanmasına rağmen birim fiyatların artışı, bu dönüşümün ilk adımlarıydı.

Yeni dönemde ihracatçılar, markalaşma, özgün tasarım, Ar-Ge yatırımları ve teknoloji entegrasyonu ile daha yüksek fiyatlı ve katma değerli ürünler sunacak.

Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya: Hacim odaklı genişleme ve yerel iş birlikleri.

Batı Avrupa: Düşük hacimli ama yüksek fiyatlı mühendislik ürünleriyle rekabet.

Uzak Doğu: Uygun fiyatlı kitlesel üretim ve proje bazlı çözümler arasında denge.

Bu tablo, Türkiye asansör sektörünün 2026’da küresel değer zincirinde güçlü bir üretici ve teknoloji oyuncusu olarak konumlanacağını ortaya koyuyor.

Türkiye asansör sektöründe 2025–2026 görünümü

2025 yıl sonu tahmini

İlk yarıdaki ihracat 129,7 milyon $ seviyesinde gerçekleşti. Geleneksel olarak yılın ikinci yarısında inşaat ve kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte sektörün daha hareketli olduğu biliniyor. Ancak 2024’teki düşüş trendi ve küresel talep dalgalanmaları dikkate alındığında:

Yıl sonu ihracatı: 250–260 milyon $ bandında kapanması beklenebilir (2024’ün altında ancak birim fiyat artışı ile dengelenmiş).

Yıl sonu ithalatı: 130–135 milyon $ seviyesinde olabilir (özellikle Çin’den gelen yüksek hacimli ürünler etkili).

Dış ticaret fazlası: Yaklaşık 120 milyon $ civarında gerçekleşebilir.

Kilogram başına ihracat değeri: Yıl sonunda 4,0 $’a yaklaşması, yani katma değerli ürün oranının daha da artması öngörülüyor.

2026 Öngörüsü

2026 yılı, 2025’te gözlenen yapısal dönüşümün daha netleşeceği bir dönem olacak. Dünya genelinde sürdürülebilirlik, karbon ayak izi ve teknoloji odaklı üretim kriterleri sertleşirken, Türkiye’nin sektörel stratejisi buna uyum sağlamak zorunda.

İhracatta değer bazlı büyüme ön plana çıkacak. Daha düşük hacim ama daha yüksek fiyatlı, mühendislik odaklı ürünlerle ihracat gelirlerinde artış yaşanması muhtemel.

Afrika ve Orta Doğu pazarlarında derinleşme sürecek. Mısır, Fas, Suudi Arabistan, Libya gibi ülkeler hem hacim hem çeşitlilik açısından sürdürülebilir pazarlar.

Avrupa pazarlarında rekabet kalite ve teknoloji üzerinden olacak. Almanya, İtalya, Fransa gibi ülkelerde daha düşük miktarlı ama yüksek fiyatlı satışlarla pazar payı korunmaya çalışılacak.

Uzak Doğu bağımlılığı devam edecek. Çin’den ithalat hacmi korunurken, Güney Kore ve Tayvan gibi yüksek fiyatlı teknoloji ürünlerinde iş birlikleri artabilir.

2026 yıl sonu ihracat hedefi: 280–300 milyon $ bandı gerçekçi bir öngörü olabilir.

Yapılması gerekenler

Bu tablo ışığında, sektörün 2026’ya hazırlık yapabilmesi için aşağıdaki adımlar kritik görünüyor:

Katma değer ve teknoloji yatırımı

Ar-Ge merkezleri güçlendirilmeli, yerli motor, regülatör, sensör ve kontrol sistemleri geliştirilerek ithalat bağımlılığı azaltılmalı.

Yazılım, otomasyon ve yapay zekâ tabanlı çözümler (akıllı grup kontrol, enerji optimizasyonu vb.) ürün gamına entegre edilmeli.

Pazar çeşitlendirmesi

Afrika’da (Mısır, Fas, Cezayir, Libya) ve Orta Doğu’da (Suudi Arabistan, Irak) uzun vadeli iş birlikleri kurulmalı.

Avrupa’da ise mühendislik ve kalite odaklı ürünlerle niş pazarlara (yüksek katlı bina projeleri, yeşil bina sertifikalı projeler) yoğunlaşılmalı.

Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik

AB’nin Sınırda Karbon Düzenlemesi (CBAM) ve Türkiye’nin ETS (Emisyon Ticaret Sistemi) hazırlıkları dikkate alınmalı.

Asansör üretiminde enerji verimliliği, geri dönüştürülebilir malzemeler ve karbon nötr üretim modelleri geliştirilerek rekabet avantajı sağlanmalı.

Markalaşma ve uluslararası tanıtım

Türk asansör firmalarının yurtdışındaki prestijli projelerde görünürlüğü artırılmalı.

Fuar katılımları (Interlift 2025, Elevex 2026 vb.) aktif kullanılmalı; uluslararası medya ve dijital tanıtımlar güçlendirilmeli.

Devlet ve finansman destekleri

Eximbank kredileri, yeşil finansman araçları ve yatırım teşvikleri, katma değerli üretime kanalize edilmeli.

Küçük ve orta ölçekli firmaların ihracat kapasitesini artırmak için kümelenme projeleri desteklenmeli.

Sonuç:

2025 yılı, ihracatta düşüşe rağmen yapısal dönüşümün işaretlerini verdi. 2026 ise sektörün “düşük hacim – yüksek değer” denklemine geçiş yapacağı, teknoloji ve sürdürülebilirlik odaklı yeni bir dönemin başlangıcı olacak.