Page 130 - AV 63
P. 130

.
              130  Asansör Vizyon Dergisi    Eylül - Ekim 2021                 Deniz DEMIRKAPLAN





                                                                                yaptılar, oradan da Balkanlar’a
                                                                                gittiler. Osmanlı İmparatorluğu,
                                                                                çökme döneminde olsa da
                                                                                değişiyordu. O ortamda büyük
                                                                                kumandanların çıkmaması mümkün
                                                                                değildi. Bugün Türkiye’de her nesil
                                                                                olumlu veya olumsuz manada
                                                                                eskisinden çok farklı oluyor. Türkiye
                                                                                kalkınıyor, sanayileşiyor ama kültürel
                                                                                bir dünya inşasında eski nesle göre
                                                                                farklılıklar var. Yapılan işte eski neslin
                                                                                renkliliği ve sağlamlığı kalmıyor.
                                                                                Daha yüzeysel bir gelişme söz
                                                                                konusu.
              salgın hastalıkları önlediler.   kazanımlarından biridir.
                                                                                O-Okul
              İ-İttihatçılar                   L-Lozan                          Türkiye kapalı köylerde yaşayan bir
              Türkiye tarihinde bir atılımdır, Doğu   Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk   ülkeyken, İkinci Cihan Harbi’nden
              dünyasında olmayan bir şeydir.   işlerinden biri, on ay boyunca büyük   sonra dünyaya entegre olup bir
              İttihatçılar, yeni Türkiye’deki birtakım   diplomatik çekişmelerle süren, ancak   birikim sağlayabildi. Peki bu başarıyı
              hastalıklara, totaliteryanizme itibar   24 Temmuz 1923’te imzalanan   sağlayan elemanlar nereden çıktı?
              etmemeyi getirmiştir. Bununla    Lozan Antlaşması’nı meclis olarak   Okullar, imparatorluktan kalmaydı;
              beraber Cumhuriyet işe, İttihatçı   tasdik etmekti. Bize Lozan’da hiçbir   Cumhuriyet, üstüne çok iyilerini ilave
              kadroları eleyerek başladı. Yeni   şey verilmedi, biz kendimiz aldık.   etti. Mesela Dil ve Tarih-Coğrafya
              cumhuriyet kadrosunu İttihatçı   Lozan’a bugün ‘zafer’ diyen de var,   Fakültesi, Ziraat Enstitüsü...
              olarak görmek bir tartışmanın    ‘hezimet’ diyen de… Harpten yeni   Buralardan yeni entelektüeller
              konusudur.                       çıkmış bir millet olarak, çok korkunç   çıktı. Onun için Cumhuriyet bir
                                               olan eski antlaşmayı, Sevr’i kabul   seferberliktir.
              J-Jön Türkler                    etmedik. Lozan, bir uzlaşmadır.
              Fransa’nın İstanbul’a giren işgal                                 Ö-Öğretmen
              komutanı Louis Franchet d’Espèrey,   M-Misak-ı Milli              Bu toplum, öğretmenlere çok saygı
              “Ne varsa bu Jön Türklerde var.   Sınırları 1912’den beri tam belli   gösterdi. Cumhuriyet dönemindeki
              Bunlara dikkat edin. Bütün dinamizm   değil. Kısmen Halep’ten, hakikaten   öğretmenler çok seçkindi, en
              bunlardadır” demişti. Jön Türkler,   Musul’dan geçiyor. Mütareke anında   tahsilli olan onlardı Cumhuriyet
              imparatorluğun çökmek üzere      ordumuz oradaydı. Oradan itilmemiz   kurulduktan sonra, Mustafa Kemal
              olduğunu gördü. Bunu önlemek     sonradan mütareke ahkâmının      Paşa, ordunun masraflarını kıstı, Milli
              için de kanuni ve hukuki bir idare   ihlaline dayanır. Hukuki değil ama   Eğitim’e iyice yoğunlaştı. Bu, yüzde
              istediler. Türkiye’yi, o kadronun   mütareke şartlarında galipler böyle   90’ı okuma yazma bilmeyen bir
              öğrencileri kurdu.               değişiklikler yapabiliyor. Halep ve   toplum için büyük bir adımdır.
                                               Musul işte böyle birdenbire gitmiştir.
              K-Kadın Hakları                                                   P-Padişah
              Cumhuriyet’ten evvel, Türkiye’de   N-Nesil                        1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet
              kadın hareketlerinde, kadının    Cumhuriyet’i kuran nesil, yani   Meclisi, saltanatı ilga etti ve son
              aydınlanmasında bir atılım vardı.   Mustafa Kemal’in nesli, 19’uncu   padişah Vahdeddin’e şunu tebliğ etti:
              Ancak Cumhuriyet, bu hareketleri   asrın sonunda reformlar geçiren bir   “Bundan sonra erşed ve eslah, ilmen
              yönlendirmeyi, kanunlaştırmayı,   ülkenin insanıdır. Doğu’da ilk defa   ve ahlaken en önce gelen hanedan
              sistemleştirmeyi başardı. Kadının   Müslüman bir ülke kendini, ordusunu   üyesi halife seçilecek ama bu halife,
              toplum hayatındaki yerini,       ve teknolojisini değiştirdi. Mustafa   Türkiye Devleti’ne istinat edecek.”
              üstelik birçok Batı toplumundan   Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve Enver   Bu, ‘hanedandan biri halifedir ama
              önce kadınlara seçme-seçilme     Paşa bu zümredendir. Bu insanlar   iktidar devletin elindedir’ demek.
              hakkı vererek sağlamlaştırmış    bu dünyayı 30 yaşında öğrendi.   Yine de saltanat ilga edildikten sonra
              olması, Cumhuriyet’in en önemli   Suriye’de, Arabistan’da askerlik   Vahdeddin, İstanbul’da hanedanın en
   125   126   127   128   129   130   131   132   133   134   135